|
Köşe Yazıları
|
Elitizm (Seçkincilik)
Kavramlara tarihsel boyutta yaklaşırsak aynı kavramın yanlış zaman ve zeminde olumsuz, tersi bir durumda ise olumlu sonuç verdiğini görürüz. “Tarihte elit yapılı olmakla birlikte halkını mutlu eden rejimler olmuştur. Ortaçağ feodalizmine son verecek olan rönesansın çıktığı İtalyan şehir cumhuriyetlerini (Venedik, Floransa v.s.) nüfusun yalnızca %2’sine karşılık gelen bir soylu tüccar azınlık yönetmiştir. Yönetme hakkına sahip ailelerin erkek çocukları küçük yaştan itibaren kendi kişisel çıkarlarını cumhuriyetlerinin genel çıkarlarına hizmet etmeleri doğrultusunda eğitilmişlerdir. İnsanlık tarihi içinde gelip geçen rejimler arasında olağanüstü ölçülerde başarılı olmuş bu elitist rejim yurttaşlarına barış ve refah getirmiş, mükemmel bir hukuk sistemine sahip olmuş, iyi işlenmiş, dikkatlice yapılandırılmış ve yakından gözetilen bir anayasaya sahip olmuş, bilim, sanat, mimarlık, kent planlaması ve müzikteki yaratıcılığı ile göz kamaştırıcı olmuştur.”(*) Aynı çağlarda Avrupa’ya egemen olan soylular (Aristokrat) egemenlik alanlarında yalnızca kendi çıkarlarını koruyorlardı. Yasalarını, Ahlak anlayışlarını, gelenek görenekleri kendi çıkarları doğrultusunda oluşturmuşlardı. Bilim ve sanat anlayışları, eğitim sistemleri değişimden yana değil statükoyu devam ettirmekten yanaydı. (Skolastik) Bundan ötürü İtalyan cumhuriyetleri dışındaki kıta avrupası bin yılda ancak bir arpa boyu ilerleyebildi. Yukarıdaki örneklere bakarsak şöyle bir öze ulaşabiliriz; ülkelerini yönetenler kendi çıkarlarını ön plana geçirirlerse o ülke yok oluş sürecine girer, ülke çıkarlarını gözetirlerse o ülke yükseliş sürecini yakalar. (*) Oktay UYGUN, Demokrasinin Tarihsel, Felsefi ve Ahlaki Boyutları, İnkılap Kitapevi İstanbul. S. 281-282 Bugün : [Çok Okunan] - [Yeni Eklenen] - [Çok Yorumlanan]
Bu Hafta : [Çok Okunan] - [Yeni Eklenen] - [Çok Yorumlanan]
Tüm Zamanlar : [Çok Okunan] - [Yeni Eklenen] - [Çok Yorumlanan] |
Oto Rehberi
|
Bu sayfa: 0,06 saniyede yorumlandı.
|
|||||||
|