İki gün önce Çocuk Yuvalarından birinin yanından geçerken, yangın merdiveninde
"Anneeee" diye iç çeke-çeke ağlayan bir çocuk gördüm..
Kız mıydı, erkek miydi fark edemedim..
Zaten önemli de değildi..
Çocuktu ve ağlıyordu ya…
Oydu benim için önemli olan..
Acaba, dedim kendi kendime, gece, sabaha kadar annesi için gözyaşı döktü diye, birileri ona kızdı da, onun için mi ağlıyor..?
Ya da, bir gün mutlaka gelecek diye düşündüğü, annesinin yolunu mu gözlüyor ?
Yüreğim burkuldu..
Hayat telaşı nedeniyle ıskaladığımız ve farkına varamadığımız şeylerden biri de bu, dedim kendi kendime..
Ve gözyaşlarıma hakim olamadım...
BANA ANNEMİ VERİN...
(Çocuk Yuvasının merdiveninde ağlayan çocuğa..)
İç çekmişim dün gece, annemi sayıklayıp,
Ve gözyaşı dökmüşüm saatlerce ağlayıp,
"Küstüm sana" demişim parmağımı bağlayıp,
Yalvarmışım; kızmayın, benim yaram çok derin,
Annemi istiyorum.. Bana annemi verin...
Bir çocuk annesizse dinler mi kural, kuram,
Gülmek yasak mı bana, tebessüm etmek haram?
Kavuşmak varsa eğer, söyleyin ne gün sıram?
Boğuluyorum her gün, içimdeki kederin,
Annemi istiyorum.. Bana annemi verin...
Havva Ana ve Meryem, Rabia gibidir O,
Dertlerimin dermanı, tek bir tabibidir O,
Ateşler haram O´na, İbrahim gibidir O,
Cehennem çöllerinde O´nun gölgesi serin,
Annemi istiyorum...Bana annemi verin...
Bazıları, yastıkta gözyaşı ne, bilir mi ?,
Sağa sola koşan çok, kimse bana gelir mi ?
Ve bana birileri annem gibi güler mi ?
O´nsuz zindanlardayım ve dibindeyim yerin,
Annemi istiyorum...Bana annemi verin...
Şu hayat masalımın, O´nsuz gelir mi sonu?
Tüm ders kitaplarımda, O en önemli konu,
Belli ki anladınız.. Siz tanırsınız O´nu,
Görür-görmez, yetişin bana bir haber verin,
Annemi istiyorum... Bana annemi verin...
06 Ekim 2010- Çarşamba..